Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Türkiye’nin finansal istikrarını küresel ve bölgesel zorluklara rağmen güçlendirmeye devam ettiğini bildirdi. Şimşek, özellikle bankacılık sektörünün sağlamlığına ve sermaye piyasalarının gelişimine dikkat çekerek, ülkenin dayanıklı bir finansal altyapıya sahip olduğunu vurguladı. Bakan Şimşek’in açıklamaları, Türkiye ekonomisinin mevcut durumu ve gelecekteki hedefleri açısından önemli ipuçları taşıyor.
Bakan Şimşek, Türkiye’nin finans sektörünün, küresel düzeydeki belirsizliklere ve bölgesel risklere karşın güçlü performansını sürdürdüğünü belirtti. Finansal sistemin, ekonomik büyümeye önemli katkılar sağladığını ve bu yapının sürekli olarak güçlendirildiğini ifade etti. Bu sağlam yapının temelinde, özellikle bankacılık sektörünün güçlü sermaye yapısı, düşük takipteki alacak oranları ve yüksek likidite seviyeleri yatıyor.
Bankacılık Sektöründeki Güçlü Görünüm
Türk bankacılık sektörünün mevcut durumu, Bakan Şimşek’in açıklamalarına göre oldukça olumlu bir tablo çiziyor. Sektörün göstergeleri, uluslararası standartların üzerinde bir sağlamlığa işaret ediyor:
Sermaye Yeterliliği ve Varlık Kalitesi
- Türk bankacılık sektörünün sermaye yeterlilik oranı (SYR), mevzuatta belirlenen yüzde 8’lik asgari sınırın ve hedef olarak belirlenen yüzde 12’lik oranın oldukça üzerinde, yüzde 18,2 seviyesinde bulunuyor. Bu oran, sektörün potansiyel şoklara karşı yüksek bir tampona sahip olduğunu gösteriyor.
- Takipteki alacaklar (TGA) oranı ise yüzde 1,5 ile G20 ülkeleri arasında en düşük seviyelerden birinde yer alıyor. Bu durum, bankaların kredi portföyü kalitesinin yüksek olduğunu ve risk yönetiminde başarılı olduklarını ortaya koyuyor.
Likidite Seviyeleri ve Büyüklük
- Sektördeki likidite karşılama oranı (LKO), Türk Lirası için yüzde 177, yabancı para için ise yüzde 307 gibi yüksek oranlarda seyrediyor. Bu oranlar, bankaların kısa vadeli yükümlülüklerini karşılayabilme kapasitesinin fazlasıyla yeterli olduğunu gösteriyor.
- Bankacılık sektörünün toplam aktif büyüklüğü, 2023 yıl sonu itibarıyla 24,3 trilyon TL’ye ulaşarak ekonomideki yerini daha da sağlamlaştırdı.
Sermaye Piyasalarının Hızla Gelişimi
Bakan Şimşek, bankacılık sektörünün yanı sıra sermaye piyasalarının da son yıllarda önemli bir gelişim kaydettiğini belirtti. Bu gelişim, Türkiye’nin finansal derinliğini artırma ve yatırımcı tabanını genişletme hedeflerine katkıda bulunuyor:
Borsa İstanbul’daki Dönüşüm
- Borsa İstanbul’un piyasa değeri, 2022 yıl sonundaki 175 milyar dolarlık seviyeden, 2023 yıl sonunda 425 milyar dolara ulaşarak kayda değer bir artış sergiledi. Bu büyüme, hem yerli hem de yabancı yatırımcıların ilgisini çekmeye devam ediyor.
- 2023 yılında 115 yeni şirketin halka arz edilmesiyle, Borsa İstanbul’da işlem gören şirket sayısı 625’e yükseldi. Bu durum, şirketlerin finansmana erişim çeşitliliğini ve derinleşen piyasaları işaret ediyor.
- Yatırımcı sayısı da 2023 yıl sonu itibarıyla 8,6 milyona ulaşarak, bireysel yatırımcı ilgisinin arttığını gösterdi.
Bakan Şimşek, Türkiye’nin türev ve tahvil piyasalarının da gelişimini sürdürdüğünü, bu sayede hem kurumsal hem de bireysel yatırımcılar için çeşitli yatırım ve riskten korunma araçları sunduğunu ifade etti.
Gelecek Perspektifi ve Politika Taahhütleri
Hazine ve Maliye Bakanı, Türkiye’nin finansal istikrarını güçlendirme ve sürdürülebilir büyümeyi destekleme yönündeki kararlılığını yineledi. Yapısal reformların devam edeceğini ve finans sektörünün ekonomiye katkısını maksimize edecek politikaların uygulanacağını vurguladı.
Şimşek, Türkiye’nin bölgesel bir finans merkezi olma hedefine ulaşmak için finansal altyapısını ve regülasyonlarını daha da geliştireceğini belirtti. Bu vizyon, ülkenin küresel ekonomideki rekabetçiliğini artırmayı ve yabancı sermaye çekme potansiyelini güçlendirmeyi amaçlıyor. Gelecekte de finansal piyasaların etkinliğini ve derinliğini artırmaya yönelik adımların atılmaya devam edeceği mesajını verdi.

