İşverenlerin, işçinin kusurlu hareketleri nedeniyle uğradıkları maddi zararlar karşısında iş sözleşmesini feshetme hakları, İş Kanunu’nun 4857 sayılı maddesi ile sıkı kurallara bağlanmıştır. Bu tür fesihler, işverenler için önemli bir hak olmasına rağmen, işçilerin haklarının korunması amacıyla belirli şartların ve ispat yükümlülüklerinin yerine getirilmesini gerektirmektedir.
Haberan.Net olarak uzman görüşlerini derleyerek hazırladığımız bu özel haberde, işvereni maddi zarara uğratan işçinin iş sözleşmesinin nasıl ve hangi koşullarda feshedilebileceğini detaylarıyla inceliyoruz. Özellikle Yargıtay içtihatları ile şekillenen bu süreçte, işverenin hangi delilleri sunması gerektiği ve fesih süreci içindeki hak düşürücü süreler kritik önem taşımaktadır.
İş Sözleşmesinin Feshi İçin Yasal Dayanak Nedir?
İş Kanunu’nun 4857 sayılı maddesinin 25. maddesinin II. fıkrası, işverene, işçinin ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan halleri sebebiyle sözleşmeyi haklı nedenle derhal feshetme yetkisi vermektedir. İşçinin işverene maddi zarar vermesi durumu da bu kapsamda değerlendirilmektedir. İlgili madde, özellikle iki alt bend ile bu durumu açıklığa kavuşturmuştur:
- Madde 25/II-(ı): “İşçinin kendi kastından veya derli toplu olmayan yaşayışından yahut içkiye düşkünlüğünden doğacak bir hastalığa veya sakatlığa uğraması halinde, bu sebeple doğacak devamsızlığın ardı ardına üç iş günü veya bir ayda beş iş gününden fazla sürmesi. Ya da işçinin yapmakla ödevli bulunduğu görevleri kendisine hatırlatıldığı halde yapmamakta ısrar etmesi.” Bu bent, işçinin kasıtlı olarak veya ağır ihmal sonucu işverene zarar vermesi ve bu zararın otuz günlük ücretinden fazla olması durumunu kapsar.
- Madde 25/II-(h): “İşçinin yapmakla ödevli bulunduğu görevleri kendisine hatırlatıldığı halde yapmamakta ısrar etmesi.” Bu bent ise işçinin, kendisine verilen görevleri hatırlatılmasına rağmen yerine getirmemesi ve bunun sonucunda işverenin zarara uğraması durumunda fesih hakkı tanır.
Haklı Fesih Şartları Nelerdir?
İşverenin, işçinin neden olduğu maddi zarar nedeniyle sözleşmeyi haklı nedenle feshedebilmesi için bir dizi şartın bir arada bulunması ve ispatlanması gerekmektedir:
- Zararın Meydana Gelmesi: Öncelikle işverenin somut bir maddi zarara uğradığı kesin olarak tespit edilmelidir.
- Zararın İşçi Tarafından Verilmesi: Meydana gelen zararın doğrudan doğruya ilgili işçi tarafından verildiği kanıtlanmalıdır.
- Zarar İle İşçi Davranışı Arasında Nedensellik Bağı: İşçinin kusurlu eylemi veya ihmali ile işverenin uğradığı zarar arasında doğrudan bir nedensellik bağı bulunmalıdır.
- İşçinin Kusuru: İşçinin kusurunun derecesi (kasıt veya ağır ihmal) önem taşımaktadır. Özellikle 25/II-(ı) bendinde, zararın işçinin kasıtlı hareketi veya ağır ihmali sonucu meydana gelmesi ve bu zararın işçinin otuz günlük ücretini aşması şartı aranır.
- Hatırlatma ve Israr (25/II-h İçin): Eğer fesih 25/II-(h) bendine dayanıyorsa, işçiye görevlerini yapması yönünde bir hatırlatma yapıldığı ve işçinin buna rağmen görevlerini yapmamakta ısrar ettiği ispatlanmalıdır.
Fesih Hakkı İçin Süre Kısıtlamaları Nelerdir?
İşverenin haklı fesih hakkını kullanmasında kanunen belirlenmiş hak düşürücü süreler bulunmaktadır:
- Öğrenme Tarihinden İtibaren 6 İş Günü: İşveren, işçinin feshe neden olan eylemini öğrendiği tarihten itibaren altı iş günü içinde fesih hakkını kullanmak zorundadır.
- Eylemin Gerçekleştiği Tarihten İtibaren 1 Yıl: Her halükarda, feshe sebep olan olayın meydana geldiği tarihten itibaren bir yıl geçtikten sonra haklı fesih hakkı kullanılamaz. Ancak, işçinin kasıtlı olarak işverene zarar vermesi gibi ceza gerektiren bir eylemi söz konusu ise, bu bir yıllık süre uygulanmaz.
İspat Yükümlülüğü Kimdedir?
İş sözleşmesinin, işçinin işverene verdiği maddi zarar nedeniyle haklı nedenle feshedildiğini ispat yükümlülüğü tamamen işverendedir. İşveren, meydana gelen zararın miktarını, işçi tarafından verildiğini, zararla işçinin eylemi arasındaki nedensellik bağını ve işçinin kusurunu somut delillerle ortaya koymak zorundadır. Bu ispat yükü, fesihlerin Yargıtay tarafından incelenirken son derece titizlikle değerlendirilmesine neden olmaktadır. Mahkemeler, her somut olayın özelliklerini dikkate alarak karar vermektedir.
Sonuç olarak, işverenin işçinin kusurlu davranışları sonucu uğradığı maddi zararlar nedeniyle iş sözleşmesini feshetme hakkı yasal güvence altındadır. Ancak bu hakkın kullanımı, İş Kanunu’nun getirdiği ağır ispat yükü ve hak düşürücü süreler gibi önemli sınırlamalara tabidir. İşverenlerin bu tür bir fesih yoluna gitmeden önce yasal danışmanlık almaları ve tüm delilleri eksiksiz toplamaları büyük önem taşımaktadır.

