İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen Beyoğlu Belediyesi’ne yönelik “rüşvet”, “irtikap” ve “suç örgütü kurmak ve yönetmek” iddialarını içeren soruşturma tamamlandı. Aralarında dönemin Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan’ın danışmanı ve ardından görevinden uzaklaştırılan Belediye Başkan Yardımcısı Mehmet Güney’in de bulunduğu 12 şüpheli hakkında iddianame hazırlandı. İddianame, İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilerek mahkemenin onayına sunuldu.
Soruşturma kapsamında Kasım 2023’te gözaltına alınarak tutuklanan Mehmet Güney, mimar S.K. ve emlak şirketi sahibi T.K.’nın yanı sıra, daha sonra tutuklanan Beyoğlu Belediyesi çalışanı A.P. ve G.K. dahil toplam 5 kişi, 29 Ocak 2024 tarihinde adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı. Şüpheliler hakkında yurt dışına çıkış yasağı ve imza atma gibi adli kontrol tedbirleri uygulanmıştı.
Soruşturmanın Odağındaki İsimler Kimlerdi?
Hazırlanan iddianamede, soruşturmanın merkezinde yer alan isimler ve pozisyonları netleşti. Bu isimler arasında özellikle dönemin belediye başkanı danışmanı ve ardından görevden uzaklaştırılan belediye başkan yardımcısı Mehmet Güney dikkat çekiyor. Diğer önemli şüpheliler ise mimar S.K., emlak şirketi sahibi T.K. ve belediye çalışanı A.P. ile G.K. olarak belirtildi. İddianamede, bu şahısların yanı sıra toplam 12 kişinin çeşitli suçlamalarla karşı karşıya olduğu ifade ediliyor.
Suçlamalar Neyi İçeriyor?
Şüphelilere yöneltilen ana suçlamalar “suç örgütü kurmak ve yönetmek”, “rüşvet”, “irtikap” (görevi kötüye kullanarak haksız menfaat sağlamak) ve “zimmet” (kamu malını veya emaneti kötüye kullanmak) olarak sıralandı. İddianamede, Mehmet Güney, S.K. ve T.K.’nın, belediyenin yetkilerini kullanarak organize bir şekilde hareket ettikleri ve bu suç örgütünün yöneticiliğini yaptıkları öne sürülüyor.
İddianame Nasıl Hazırlandı ve Süreç Nasıldı?
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçları Soruşturma Bürosu tarafından titizlikle yürütülen soruşturma sonucunda hazırlanan iddianame, iddiaların ciddiyetini ve kapsamını ortaya koyuyor. Soruşturma süresince elde edilen deliller, tanık ifadeleri ve teknik takiplerle şebekenin işleyişi deşifre edilmeye çalışıldı. Tutuklamaların ardından gelen adli kontrolle serbest bırakılma kararları, yargılama sürecinin devam edeceğinin bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.
- Rüşvet Talepleri: Şebekenin, inşaat firmalarından ve emlak sahiplerinden yapı ruhsatı, yıkım izni veya arsa satışlarında kolaylık sağlamak karşılığında nakit para talep ettiği belirtiliyor.
- Şifreli Konuşmalar: Rüşvet pazarlıklarında “kahve parası” gibi şifreli ifadeler kullanıldığı tespit edildi.
- İzin Engellemeleri: İddialara göre, bazı inşaat firmalarının ruhsat işlemleri, istenen parayı ödememeleri halinde kasten yavaşlatıldı veya engellendi. Örneğin, bir inşaat firmasından 100 bin dolar istenmiş, 50 bin dolar ödenmesine rağmen işlemlerin devam etmediği iddia edildi.
- Tehdit ve Baskı: Yıkım izni geciktirilen bir başka inşaat firmasının, işlemlerinin hızlanması için rüşvet ödemeye zorlandığı ve ödeme yapılmaması halinde daha büyük sorunlar yaşanacağı yönünde tehdit edildiği belirtiliyor.
- Arsa Satışında Aracılık: Arsasını satmak isteyen kişilerden, belediye nezdinde işlerinin kolaylaştırılması karşılığında para alındığı iddia ediliyor.
Şebekenin Faaliyet Yöntemleri Nelerdi?
Hazırlanan iddianameye göre, suç örgütü, Beyoğlu Belediyesi’nin yetkilerini ve nüfuzunu kullanarak hareket etti. Özellikle yapı ruhsatları, yıkım işlemleri ve emlak alım-satım süreçlerinde belediye tarafından uygulanan prosedürleri manipüle ederek haksız kazanç sağladıkları öne sürülüyor. Bu süreçte, vatandaşların ve firmaların yasal haklarını elde etmek için belediyeye olan bağımlılıkları istismar edilmiş, işlemlerin hızlandırılması veya engellerin kaldırılması karşılığında rüşvet talep edildiği belirtilmiştir.
İddianamenin mahkeme tarafından kabul edilmesi halinde, şüpheliler ilerleyen dönemde hakim karşısına çıkarak yargılanacak. Süreç, Beyoğlu Belediyesi ve İstanbul siyaseti açısından önemli sonuçlar doğurabilir.

