İran’ın Ankara Büyükelçisi Mohammad Farazmand, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Azerbaycan’da okuduğu bir şiir nedeniyle İranlı yetkililerden Türkiye’ye yöneltilen sert tepkilerin ardından 8 Ocak 2021 Cuma günü Dışişleri Bakanlığı’na çağrıldı. Ankara, Tahran’ın yönelttiği “asılsız” suçlamaları kesin bir dille kınayarak, bu tür iddiaların kabul edilemez olduğunu ve Türkiye ile İran arasındaki köklü ilişkilere zarar verdiğini vurguladı.
Diplomatik görüşmede, Türkiye’nin Büyükelçi Farazmand’a aktardığı net mesajda, İranlı yetkililerin Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı ve Türkiye’yi hedef alan açıklamalarının esefle karşılandığı belirtildi. Türkiye, bu suçlamaların şiirin içeriği ve amacı hakkında bilgi sahibi olmayan, art niyetli çevrelerce yapıldığına işaret etti.
Diplomatik Çağrı ve Ankara’nın Tepkisi
Dışişleri Bakan Yardımcısı Sedat Önal tarafından kabul edilen Büyükelçi Farazmand’a, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 10 Aralık 2020’de Bakü’deki Zafer Geçidi Töreni’nde okuduğu şiirin, İran’ın toprak bütünlüğünü hedef almadığı açıkça iletildi. Türkiye, Erdoğan’ın konuşmasının Karabağ’ın özgürlüğüne kavuşması ve Türkiye-Azerbaycan ilişkilerinin güçlendirilmesi ruhuyla yapıldığını vurguladı. Büyükelçi Farazmand, Türkiye’nin hassasiyetlerini ve mesajlarını Tahran’a ileteceğini ifade etti.
Görüşmede Türkiye, İranlı yetkililerin, özellikle medya üzerinden, iki ülkenin ortak tarihine ve yakın bağlarına yakışmayan bir üslupla mesnetsiz iddiaları gündeme getirmemesi gerektiğinin altını çizdi. Ankara, sorunların her zaman diyalog ve karşılıklı saygı çerçevesinde çözülmesi gerektiği ilkesine bağlı kalındığını hatırlattı.
Olayın Perde Arkası: “Aras Aras” Şiiri ve İran’ın Suçlamaları
Tartışmalara yol açan şiir, Azerbaycanlı şair Bahtiyar Vahapzade’nin “Aras Aras” adlı eseriydi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Bakü’de okuduğu bu şiir, tarihi olarak bölünmüş Azerbaycan coğrafyasının bir sembolü olan Aras Nehri’ne atıfta bulunarak, Azerbaycan Türklerinin ayrılık acısını ve birleşme özlemini dile getirmektedir. Şiir, Azerbaycan edebiyatında önemli bir yere sahiptir ve Karabağ zaferinin ardından dile getirilişi, Azerbaycan’ın toprak bütünlüğüne ve egemenliğine vurgu yapmayı amaçlamıştır.
Ancak İran Dışişleri Bakanı Cevad Zarif başta olmak üzere bazı İranlı yetkililer, şiirin İran’ın toprak bütünlüğünü hedef aldığını ve İran’daki Azerbaycanlı nüfus arasında ayrılıkçı hisleri körüklediğini iddia etti. Zarif, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, “Erdoğan’ın okuduğu şiirin, Azerbaycan’ın kuzey bölgelerini İran’ın ana topraklarından zorla ayırdığına dair iddialar içerdiğini” öne sürmüş ve bu iddiayı kınamıştı.
Türk Yetkililerden Gelen İlk Yanıtlar
İran’dan gelen tepkiler üzerine Türk yetkililerden de hızla yanıtlar gelmişti:
- Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun: Zarif’in yorumlarını “provokatif” ve “bilgisizce” olarak nitelendirerek, Zarif’e “tarih öğrenmesini” tavsiye etmişti. Altun, Türkiye’nin İran’ın toprak bütünlüğüne saygı duyduğunu ve terörle mücadelesini desteklediğini belirtmişti.
- Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu: Zarif’in “hata yaptığını” ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sözlerini yanlış anladığını ifade etmişti. Çavuşoğlu, Türkiye-Azerbaycan birliğine saygı gösterilmesi gerektiğini vurgulamıştı.
- İçişleri Bakanı Süleyman Soylu: Şiiri “çarpıtanları” eleştirerek, tarihi gerçeklerin farklı yerlere çekilmemesi gerektiğini dile getirmişti.
İki Ülke Arasında Diyalog Vurgusu
Bu diplomatik adım, Türkiye’nin İran ile olan ilişkilerinde karşılıklı anlayış ve diyalog zeminini koruma çabasını yansıtmaktadır. Ankara, her iki ülkenin de bölgedeki istikrara katkıda bulunma sorumluluğuna sahip olduğunu ve geçmişte yaşanan zorluklara rağmen dostane ilişkilerin sürdürülmesinin önemini vurgulamaktadır. İran Büyükelçisi’nin Dışişleri Bakanlığı’na çağrılması, Türkiye’nin ulusal çıkarlarına yönelik asılsız iddialara karşı gösterdiği kararlı duruşun ve diplomatik kanalların etkin kullanımının bir örneği olarak kayıtlara geçmiştir.

