Kuzenine verdiği banka hesabının IBAN numarası sebebiyle beş yıl hapse mahkûm edilen Şeyma Şimşek’in trajik hikayesi, dijital dolandırıcılık ağlarının masum bireyleri nasıl hedef aldığını bir kez daha gözler önüne serdi. Genç kadın, kendisini dolandırıcılık şebekesinin ortasında bulduğunda durumdan tamamen habersizdi ve ardında bakıma muhtaç engelli annesini bırakarak cezaevine girmek zorunda kaldı.
Şeyma Şimşek’in kuzeni tarafından kurgulanan sahte ürün satışı dolandırıcılığında, mağdurlardan gelen paralar Şeyma’nın hesabına aktarılmış, bu durum onun “suç gelirlerini aklama” suçlamasıyla karşı karşıya kalmasına neden olmuştur. Hukuki süreçte kendini aklayamayan Şimşek, beş yıl hapis cezasına çarptırılarak infaz kurumuna gönderildi.
Olayın Perde Arkası: Nasıl Bir Tuzağa Düştü?
Kuzeninin Kurguladığı Dolandırıcılık Ağı
Konya’da yaşayan 24 yaşındaki Şeyma Şimşek, kuzeninin talebi üzerine banka hesabının IBAN numarasını paylaştı. İddiaya göre kuzeni, bu hesabı sosyal medya üzerinden sahte ürünler satarak dolandırıcılık yapmak amacıyla kullandı. Mağdurlardan elde edilen paralar Şeyma’nın hesabına yatırıldıktan sonra, bu paralar başka hesaplara aktarıldı. Polis soruşturması sonucunda Şeyma Şimşek’in adı da dolandırıcılık dosyasında geçti.
Yargılama Süreci ve Hapis Cezası
Hukuki süreçte kendini savunan Şimşek, kuzeninin kendisini kullandığını ve olaydan habersiz olduğunu belirtti. Ancak mahkeme, hesap hareketlerini ve dolandırıcılıkla olan bağlantısını “suç gelirlerini aklama” fiili olarak değerlendirdi. Şeyma Şimşek, bu suçlamadan yargılanarak 5 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Kararın kesinleşmesinin ardından genç kadın, engelli annesini ardında bırakarak cezaevine girdi. Avukatlar, Şeyma’nın durumunun bir “hukuk mağduriyeti” olduğunu ve temyiz sürecinin devam ettiğini belirtiyor.
Benzer Vakalarda Artış: Hukukçuların Uyarıları
Hukuk uzmanları, son dönemde özellikle banka hesaplarının ve IBAN numaralarının başkalarıyla paylaşılması sonucu ortaya çıkan dolandırıcılık vakalarında ciddi bir artış yaşandığına dikkat çekiyor. Benzer bir olayda, arkadaşının talebi üzerine IBAN’ını paylaşan Eda isimli bir genç kadın da kendisini dolandırıcılık zincirinin içinde bulmuştu. Eda, 4 yıl 2 ay hapis cezasıyla karşı karşıya kalmış, ancak avukatının çabalarıyla yargıtayda beraat etmişti. Eda’nın davası, Yargıtay’ın “kasten işlenen suç” tanımına uymayan durumları değerlendirme eğiliminde olduğunu göstermişti.
Uzmanlar Ne Diyor?
- IBAN Paylaşımının Riskleri: Kişisel banka hesap bilgilerinin, özellikle IBAN numarasının, güvenilmeyen kişilerle veya kaynağı belirsiz işlemler için paylaşılmasının ağır hukuki sonuçlar doğurabileceği vurgulanıyor.
- Masumiyet Karinesi: Dolandırıcılık suçlarında, hesabını kullandıran kişinin suçtan haberdar olup olmadığı kritik öneme sahip. Ancak yargılamalar sırasında, ispat yükü genellikle sanığın üzerinde olabiliyor.
- Dijital Okuryazarlık ve Farkındalık: Özellikle gençlerin ve dijital platformları aktif kullanan bireylerin, bu tür dolandırıcılık senaryolarına karşı daha dikkatli olması gerektiği belirtiliyor.
Şeyma Şimşek’in durumu, banka hesap bilgilerinin paylaşılması konusunda toplumu bir kez daha uyarıyor. Masumiyetin bedelinin ağır olabileceği bu tür vakalar, herkesin kendi bankacılık işlemlerinde azami özen göstermesinin ne kadar hayati olduğunu ortaya koyuyor.
Kuzenine IBAN verdi, hapse girdi!
Evet, Şeyma Şimşek isimli genç kadın, kuzenine verdiği IBAN numarası sebebiyle, kuzeninin gerçekleştirdiği dolandırıcılık faaliyetinde “suç gelirlerini aklama” suçlamasıyla beş yıl hapis cezasına çarptırılmış ve cezaevine girmiştir. Genç kadın, durumdan habersiz olduğunu belirtse de mahkeme, banka hesap hareketlerini dolandırıcılıkla ilişkilendirmiştir.

