Türk savunma sanayii, kritik bir alanda dışa bağımlılığı sona erdirecek önemli bir adımla gücüne güç kattı. Ülkenin önde gelen iki sanayi devi, BMC PALSAN ve Borusan Holding bünyesindeki Erciyes Çelik Boru, milli zırhlı araçlar için hayati öneme sahip yüksek mukavemetli zırh çeliğinin yerli üretimini gerçekleştirmek üzere stratejik bir iş birliği yaptı. Bu ortaklık sayesinde, ALTAY Ana Muharebe Tankı ve VURAN Çok Amaçlı Taktik Tekerlekli Zırhlı Araç gibi kritik platformlarda kullanılacak zırh çelikleri artık Türkiye’de üretilecek.
Bu gelişme, Türkiye’nin savunma sanayii millileşme hedefleri doğrultusunda atılmış devasa bir adım olarak kayıtlara geçti. Uzun ve titiz çalışmalar sonucunda, uluslararası ve NATO standartlarını karşılayan bu özel çeliğin seri üretimine geçilerek, savunma alanında tam bağımsızlık vizyonuna önemli bir katkı sağlanmış oldu.
Milli Zırhlılara Yerli Zırh: Kimler Katkı Sağladı?
Kimler İş Birliği Yaptı?
- BMC PALSAN: Türkiye’nin önde gelen zırhlı araç üreticilerinden biri. Milli Savunma Bakanlığı ve diğer güvenlik güçleri için modern zırhlı platformlar geliştiriyor.
- Erciyes Çelik Boru (Borusan Holding): Sanayinin tecrübeli ve köklü kuruluşlarından Borusan Holding çatısı altında, ileri teknoloji ve mühendislik yetenekleriyle yüksek mukavemetli çelik üretiminde uzmanlaştı.
Neden Bu Ortaklık Kritik Öneme Sahip?
Dışa Bağımlılığa Son
Savunma sanayiinde stratejik malzemelerde dışa bağımlılık, ülkelerin ulusal güvenliği ve operasyonel yetenekleri açısından önemli bir zafiyet kaynağıdır. Özellikle zırh çeliği gibi yüksek teknoloji gerektiren ve az sayıda ülke tarafından üretilen malzemelerdeki bağımlılık, tedarik zincirinde riskler barındırır. Bu iş birliği ile Türkiye, bu kritik malzemeyi tamamen yerli imkanlarla üreterek söz konusu riskleri ortadan kaldırmıştır.
Milli Ekonomiye Katkı ve İstihdam
Yerli üretim, sadece güvenlik açısından değil, ekonomik açıdan da büyük faydalar sağlar. Üretim süreçlerinde yer alan yerel firmalar, teknoloji transferi ve know-how gelişimiyle yetkinliklerini artırırken, yeni istihdam alanları da oluşturulur. Ayrıca, ithalat kalemlerinde önemli azalmalarla ülke ekonomisine doğrudan katkı sağlanır.
Uluslararası Rekabet Gücü
Kendi zırh çeliğini üretebilen bir savunma sanayii, uluslararası arenada çok daha rekabetçi bir konuma gelir. Maliyet avantajının yanı sıra, ürün geliştirme süreçlerinde daha fazla esneklik ve hız kazanılır. Bu da Türk zırhlı araçlarının dünya pazarındaki payını artırma potansiyeli taşır.
Süreç Nasıl İşledi ve Hangi Başarılar Elde Edildi?
Tasarım ve Geliştirme
BMC PALSAN, milli zırhlı platformların teknik gereksinimlerini ve zırh çeliği özelliklerini Erciyes Çelik Boru ile paylaştı. Bu kapsamlı bilgi transferi sonrasında, Erciyes Çelik Boru mühendisleri, üniversiteler ve araştırma merkezleriyle iş birliği yaparak, uluslararası standartlara uygun yüksek mukavemetli zırh çeliğini geliştirdi. Geliştirme süreci, yoğun Ar-Ge faaliyetleri ve prototip üretimlerini içerdi.
Test ve Sertifikasyon
Geliştirilen zırh çelikleri, BMC PALSAN tarafından titizlikle test edildi. Balistik dayanıklılık, mekanik özellikler ve diğer performans kriterleri açısından uluslararası standartlara (NATO standartları dahil) uygunluğu onaylandı. Bu testler, çeliğin en zorlu muharebe koşullarında dahi araçları koruyabileceğini kanıtladı.
Seri Üretime Başlama
Test ve sertifikasyon süreçlerinin başarıyla tamamlanmasının ardından, Erciyes Çelik Boru tesislerinde yüksek mukavemetli zırh çeliğinin seri üretimine başlandı. Bu üretim, Türkiye’nin savunma sanayii için stratejik bir adımın somut çıktısı niteliğindedir.
Yöneticilerden Değerlendirmeler
BMC PALSAN Genel Müdürü Oğuz Kaan Öztürk, projenin önemini şu sözlerle vurguladı: “Savunma sanayimizin millileşme yolculuğunda stratejik malzemelerin yurt içinde üretilmesi hayati önem taşımaktadır. Erciyes Çelik Boru ile gerçekleştirdiğimiz bu iş birliği, hem dışa bağımlılığı azaltacak hem de Türk savunma sanayimizin rekabet gücünü artıracaktır. Emeği geçen herkese teşekkür ederiz.”
Erciyes Çelik Boru Genel Müdürü Ayhan Acar ise gururlarını dile getirerek şunları ekledi: “NATO standartlarında zırh çeliği üretmek, Borusan Holding’in teknolojik yetkinliğinin ve milli hedeflerimize olan bağlılığının bir göstergesidir. Üniversitelerle de iş birliği yaparak bu başarıya imza attık. Ülkemize ve savunma sanayimize hayırlı olsun.”
Geleceğe Yönelik Beklentiler
Bu başarı, Türkiye’nin savunma sanayii ekosisteminin kendi kendine yetebilme kapasitesini bir kez daha ortaya koymuştur. Gelecekte benzer stratejik malzemelerin ve teknolojilerin yerli imkanlarla geliştirilmesi için bir örnek teşkil eden bu ortaklık, Türkiye’nin uluslararası alandaki bağımsız ve güçlü duruşunu pekiştirecektir. Milli zırhlıların artık yerli çelikle kuşanması, savunma gücümüz için yeni bir dönemin başlangıcıdır.

