Türkiye İletişim Başkanı Fahrettin Altun, ülkenin Suriye’deki varlığı ve mülteci politikası hakkında yürütülen dezenformasyon kampanyalarına sert tepki gösterdi. Altun, Türkiye’nin Suriye’deki operasyonlarının asla bir işgal amacı taşımadığını, tamamen milli güvenlik ve sivil halkın korunması hedefiyle uluslararası hukuka uygun olarak yürütüldüğünü vurguladı. Sosyal medyada ve çeşitli platformlarda yayılan yanlış bilgilerin karşılıksız kalmayacağını belirtti.
Başkan Altun, Türkiye’nin güney sınırındaki terör tehditlerini bertaraf etme ve bölgede istikrarı sağlama amacı taşıyan Suriye operasyonlarının, aynı zamanda Suriye’den kaynaklanabilecek yeni göç dalgalarını önleme gayretlerinin de önemli bir parçası olduğunu dile getirdi. Altun, Türkiye’nin hali hazırda milyonlarca Suriyeli mülteciye ev sahipliği yaptığını ve insani yardım çabalarını aralıksız sürdürdüğünü hatırlattı.
Türkiye’nin Suriye’deki Varlığı: Milli Güvenlik ve İstikrar Adımları
Fahrettin Altun, Türkiye’nin Suriye’deki askeri operasyonlarını “işgal” olarak nitelendirme çabalarının tamamen gerçek dışı olduğunu ve kötü niyet taşıdığını vurguladı. Altun, açıklamasında Türkiye’nin Suriye’deki varlığının temel nedenlerini ve hedeflerini şöyle sıraladı:
- Neden Varız? Türkiye’nin Suriye’deki varlığı, doğrudan milli güvenlik meselesidir. Sınır bölgelerimizden kaynaklanan terör tehditlerini ortadan kaldırmak ve Suriye halkının güvenliğini sağlamak esastır.
- Kimi Koruyoruz? Operasyonlarımız, uluslararası hukuka tam uygunluk içinde, sivil halkın zarar görmesini engellemeyi ve insani yardımların ulaşmasını temin etmeyi amaçlamaktadır.
- Kime Karşı Mücadele Ediliyor? Bölgedeki PKK/YPG ve DEAŞ gibi terör örgütlerinin faaliyetlerini sonlandırmak, Türkiye’nin öncelikli hedeflerindendir. Bu adımlar, yalnızca Türkiye’nin değil, tüm bölgenin güvenliğine katkı sağlamaktadır.
Dezenformasyonla Mücadele Vurgusu
İletişim Başkanı Altun, özellikle sosyal medya ve bazı medya organları üzerinden yayılan dezenformatif içeriklerin, Türkiye’nin uluslararası arenadaki imajını zedelemeyi ve iç kamuoyunda yanlış algılar oluşturmayı hedeflediğini belirtti. Altun, bu tür paylaşımlara karşı devletin gerekli adımları atacağını ve doğru bilginin yayılması için çalışmalarını sürdüreceğini ifade etti.
Bu Kampanyaların Amacı Ne?
Altun’a göre, bu dezenformasyon kampanyaları, Türkiye’nin Suriye politikalarını manipüle etmeye çalışan çeşitli mihraklar tarafından yürütülmektedir. Bu paylaşımların, Türkiye’nin terörle mücadelesini ve insani duruşunu gölgeleme amacı güttüğü açıktır. Özellikle, yeni göç dalgalarını tetikleme potansiyeli taşıyan asılsız iddialarla kamuoyunu yanıltma girişimleri dikkat çekmektedir.
Devletin Tepkisi Nasıl Olacak?
Altun, “Yalan ve iftiralarla devletimizi yıpratma gayretlerine prim vermeyeceğiz. Milletimiz bu tür provokasyonlara asla itibar etmeyecektir.” sözleriyle, dezenformasyon girişimlerine karşı kararlı bir duruş sergileneceğinin altını çizdi. İletişim Başkanlığı olarak, doğru bilginin tüm platformlarda yayılması ve kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi görevini aktif bir şekilde sürdüreceklerini belirtti. Türkiye’nin attığı adımların şeffaflık ilkesiyle ve uluslararası normlara uygun olarak kamuoyuna aktarılmaya devam edileceği vurgulandı.
Türkiye’nin Suriye politikasının, bölgenin istikrarı ve barışı için hayati önem taşıdığını vurgulayan Altun, uluslararası toplumu da bu konuda daha duyarlı olmaya davet etti. Türkiye’nin Suriye’de attığı adımların bölgesel ve küresel güvenliğe katkı sağladığını belirtti ve bu çabaların uluslararası işbirliğiyle daha da güçlenebileceğine işaret etti.
